Benim Kucuk Adamim

Benim Kucuk Adamim

20 Ağustos 2008 Çarşamba

GECİKMİŞ TATİL MACERASI

Evet mouse u taktım ve gelelim son bir ayın özetine:
Temmuz başında 3 günlüğüne Mersin'e babannemiz ve dedemizin yazlığına gittik. Deniz , güneş mest etti bizi. Mersin seyehatinin en mühim anısı 5. evlilik yıl dönümümüzü kutlamaya gittiğimiz Narlıkuyu'daki Apo'nun Yeri'ndeki balık ve manzara ziyafetiydi , şiddetle tavsiye ederim.

NOT:Fotoğraf sönük kalmış çok çok daha güzel bi yer


Mersin dönüşü asıl tatil için Antalya 'ya gittik. Kaş'ta 4 gün kalmayı sonra da Antalya'da oturan ablamın yanına geçmeyi planlamıştık.



Kaş-Çukurbağ Yarımadasında Amphora Hotel de kaldık. Karşımızda Yunan- Meis adası iki kulaç atımı uzaklıkta duruyordu. Otel, küçük ve butik bir oteldi. Oda + kahvaltıydı ve denize inilen yer 50 m uzaktaydı. Ama oteldeki herkes çok güler yüzlü ve tok gözlüydü. Yemekler enfes , samimiyet ve özen göz doldurucuydu.

Denize gelirsek ; kayaların arasından merdivenle inilen , derin ama sıcak bir denizdi. Denizde oldukça büyük su kaplumbağası görenler bile oldu. Kaş'ın sıcaklığı Antalya'ya göre 1-2 derece düşük bu da avantajdı. Ama yollar müthiş virajlıydı , özellikle Finike'den sonra aman dikkat diyeyim.
Lakin 3 yaşındaki minik adamla merdivenlerden denize girmek eziyet oldu , başlangıçta Batu'ya arkadaş ta yoktu , sıkıldı bizim oğlan; "ben sıkıldım , evimize gidelim" diye tutturdu ,bu sebeple bir gün erken ayrıldık Kaş'tan. Ama tadı damağımızda kaldı.

Dönüşte Demre'de Noel Baba'ya gittik. Nerdeee bizim bildiğimiz al yanaklı , kırmızı fistanlı , pamuk sakallı Noel Baba. Meğer Aziz Nikola hali daha makbulmuş oralarda. Bi hediyelik bulup da alamadım kırmızı fistanlısından :))

Geri kalan Antalya günlerimiz ablamın evinde, ev ortamı sıcaklığında geçti. Öğlene kadar Konya Altı'nda kasalı, şemsiyeli, şezlonlu bir beachde kalıp , taşlı olması sebebiyle tertemiz olan denizde yüzdük. Öğleden sonra ise hayat Ankara'daki gibiydi.Arada Belek ve Lara ya da gittik. Bu arada Batu yeleği ile kendi başına yüzmeyi öğrendi , hatta sırt üstü bile durabiliyor.


Bu tatilin en sürpriz olayı da tabiatların bize misafirliğe gelmesi oldu , gerçi birlikte denize girmek nasip olmadı ama yine de güzel zaman geçirdik.Serik de Melek Hanım'ın Çiftliği'indeki manzara ve kahvaltı da unutulmazdı. Gerçi eteğimizde dolanan 2 afacan arada bir üfletti bizi ama olacak o kadar.



Bu arada bir akşam üzeri falezlerin yakınıdaki Atatürk Parkına gittik . Ördekler kazlar geziniyor etrafta , Batu hemen ördeğin birini kovalamaya başladı , 3-5 dakika kovalamaca oynadılar ördekle . Bu sırada çekim yapmakta olan ben bir fark ettimki tavuğun biri son hızla bana doğru koşuyor , bu sefer ben kaçtım tavuk kovaladı , antalya eşrafı da gülmekten kırıldı. Batu teyzesinin gramofonunda yumurta pişiriyor
Lunapark dibimizdeyken gitmemek olmazdı.İşte böyle geçti gitti iki hafta bekle seneye kadar....

5 yorum:

Tabiat Ana dedi ki...

sonunda yazdın yafu ...
neden bana gramofonda yumurta pişirmedin sen :P

uykucu dedi ki...

sizin tatilde bizimkine benzemiş bu veletler otelden çabuk sıkılıyor ev ortamı arıyorlar..siz oralarda bile buluşun ama hala ankarada buluşmayı ayarlamadınız hadi ama..tavuk niye kovaladıki seni en çok ona takıldım:))

Adsız dedi ki...

her şey bir yana ben bu süt kardeşlerin sarılmalarına hastayım. yirim ben onları:)) kozaa kaç tavukk kovalaaa muhaa:P

batuyakasinin hikayesi dedi ki...

hadi gün belirleyelim o zaman, sen kırmızı karanfili hazırla şimdiden :)))

Ne bileyim hayvanlardan korkuyorum diyemidir nedir, tavuk bir anda beni kovalamaya karar verdi, bayaaca bir koştuk ama :))

denizanasi dedi ki...

ne güzel yerlermiş buralar..