NOT:Fotoğraf sönük kalmış çok çok daha güzel bi yer
Mersin dönüşü asıl tatil için Antalya 'ya gittik. Kaş'ta 4 gün kalmayı sonra da Antalya'da oturan ablamın yanına geçmeyi planlamıştık.
Kaş-Çukurbağ Yarımadasında Amphora Hotel de kaldık. Karşımızda Yunan- Meis adası iki kulaç atımı uzaklıkta duruyordu. Otel, küçük ve butik bir oteldi. Oda + kahvaltıydı ve denize inilen yer 50 m uzaktaydı. Ama oteldeki herkes çok güler yüzlü ve tok gözlüydü. Yemekler enfes , samimiyet ve özen göz doldurucuydu. Denize gelirsek ; kayaların arasından merdivenle inilen , derin ama sıcak bir denizdi. Denizde oldukça büyük su kaplumbağası görenler bile oldu. Kaş'ın sıcaklığı Antalya'ya göre 1-2 derece düşük bu da avantajdı. Ama yollar müthiş virajlıydı , özellikle Finike'den sonra aman dikkat diyeyim.
Lakin 3 yaşındaki minik adamla merdivenlerden denize girmek eziyet oldu , başlangıçta Batu'ya arkadaş ta yoktu , sıkıldı bizim oğlan; "ben sıkıldım , evimize gidelim" diye tutturdu ,bu sebeple bir gün erken ayrıldık Kaş'tan. Ama tadı damağımızda kaldı.
Dönüşte Demre'de Noel Baba'ya gittik. Nerdeee bizim bildiğimiz al yanaklı , kırmızı fistanlı , pamuk sakallı Noel Baba. Meğer Aziz Nikola hali daha makbulmuş oralarda. Bi hediyelik bulup da alamadım kırmızı fistanlısından :))
Geri kalan Antalya günlerimiz ablamın evinde, ev ortamı sıcaklığında geçti. Öğlene kadar Konya Altı'nda kasalı, şemsiyeli, şezlonlu bir beachde kalıp , taşlı olması sebebiyle tertemiz olan denizde yüzdük. Öğleden sonra ise hayat Ankara'daki gibiydi.Arada Belek ve Lara ya da gittik. Bu arada Batu yeleği ile kendi başına yüzmeyi öğrendi , hatta sırt üstü bile durabiliyor.
Bu tatilin en sürpriz olayı da tabiatların bize misafirliğe gelmesi oldu , gerçi birlikte denize girmek nasip olmadı ama yine de güzel zaman geçirdik.Serik de Melek Hanım'ın Çiftliği'indeki manzara ve kahvaltı da unutulmazdı. Gerçi eteğimizde dolanan 2 afacan arada bir üfletti bizi ama olacak o kadar.

5 yorum:
sonunda yazdın yafu ...
neden bana gramofonda yumurta pişirmedin sen :P
sizin tatilde bizimkine benzemiş bu veletler otelden çabuk sıkılıyor ev ortamı arıyorlar..siz oralarda bile buluşun ama hala ankarada buluşmayı ayarlamadınız hadi ama..tavuk niye kovaladıki seni en çok ona takıldım:))
her şey bir yana ben bu süt kardeşlerin sarılmalarına hastayım. yirim ben onları:)) kozaa kaç tavukk kovalaaa muhaa:P
hadi gün belirleyelim o zaman, sen kırmızı karanfili hazırla şimdiden :)))
Ne bileyim hayvanlardan korkuyorum diyemidir nedir, tavuk bir anda beni kovalamaya karar verdi, bayaaca bir koştuk ama :))
ne güzel yerlermiş buralar..
Yorum Gönder